Ömer Faruk Korkmaz Hocaefendinin Kaleminden

Tekke Eşittir Cihat Mücahit Eşittir Sûfi...

Ömer Faruk Korkmaz Hocaefendinin Kaleminden
Ömer Faruk Korkmaz Hocaefendinin Kaleminden Emre Çimen
Bu içerik 905 kez okundu.
Lütfen REKLAM 'lara tıklayarak bize DESTEK Olunuz

Tekke Eşittir Cihat Mücahit Eşittir Sûfi

Mazileri yüz, bilemedin iki yüz yıla dayanan süt dişliler adet haline getirdikleri tekkeye kara çalma tasavvufa çamur atma adına bu yolun “rehavet” yolu olduğunu söylemişler.

Mutat olarak çekilen zikirler, kılınan nevafil, ihya edilen geceler, mütemadiyen tutulan oruçlar, nefis tezkiyesi için katlanılan onca zahmetlerin en büyük cihat olan nefisle mücahede olduğu boyutuna değinmeyeceğim. Zira bunlar ne onların kitaplarında yer alır, ne de sabit fikirlerle dondurdukları havsalalarında…

Bu yol İstanbul’un fethinde Sultan Fatih’lerin yanında yer alan Akşemsettin’lerin yoludur.

Zigetvar’da Kanunîyle aynı safta düşmanla çarpışan Şeyh Muslihittin’lerin yolu.

Aslımız, Sultan Selim gibi cihan sultanınına silah arkadaşlığı yapan Sümbül Efendilere dayanır.

Eğri savaşında kılıç sallayan Sivas’lı Şemsettin Ahmed Efendi ve asırdaşı olduğu Padişahla iki kez sefere çıkan İsmail Hakkı Bursevî’ler nesebimizdir bizim.

Numunemizdir On bir kez Ruslarla savaşan Şeyh Şamiller.

Millî mücadelede çarpışan Hacı Bektaşî’nin şeyhi Ahmed Cemaleddin Efendiler ve müritleriyle birlikte savaşan Şeyh Abdülhalim Efendilerimiz mücahit kavramının hakiki mümessilleridirler.

Daha kimi soruyorsunuz? İ’lâyi kelimetullah için bütün müritlerini ordunun emrine vererek tekkelerine kilit vuran Şehremini’deki Gülşeni tarikatına mensup Visalî dergâhı şeyhi Hüsnü Efendi ve Şeyh Enver’leri mi?

Altmış müridiyle Ermenilerle boğuşan Alvarlı Efeler’i veya Fransız işgalinde küffara karşı mesilsiz bir direniş sergileyen Şeyh Muhammed Bedrettin el-Hasenîlere ne diyeceksiniz peki?

Üsküdar’daki Özbekler tekkesi şeyhi Şeyh Ataullah’a söyleyecek neyiniz var?

Sırf mutasavvıftı diye- halen yolunda seyr edenlerin cihat kavramını hakikatiyle temsil ettiği- büyük mücahit sufi İzzettin el-Kassam’ı da mı sileceksiniz bu defterden?

İtalyanlara’a karşı yürüttüğü unutulmaz mücadelesini “Hüküm ve karar yalnız Allah’ındır. Sizin bu sahte ve uydurma hükmünüzün hiçbir geçerliliği yoktur. İnna lillah ve inna ileyhi raciun” sözlerinin akabinde verdiği canıyla ödeyen Ömer Muhtar’ları da bir hatırlayın!

Yetmiş bin evliyanın serdarı İmam-ı Rabbanî’ler bu yoldan aldıkları ruhla kafa tuttular tağutun naylon padişahı Ekber Şahlara. Tarikatla kesp ettikleri ruhî mukavemet “İneğe tapan bir rejimde en büyük sevap inek kesmektir” dedirtti onlara.

Tarihteki savaşların kumanda merkezleriydi tekkeler. Kazanılan zaferlerin başarısı canını ortaya koyanlara nispet edilmekten daha ziyade galibiyetin aslî sebebi “manevî dua ordusu” na izafe edilirdi genelde.

Bütün bunlarla birlikte “bu günkü tekkeler neden böyle değil?” diyeceksiniz biliyorum. Çünkü bu günkü savaşlar net değil, somut değil kardeşim. İstical ruhlu insanların bir anlık hissiyatıyla kalkıştıkları ve adına “cihat” dedikleri her dövüş cihat mıdır soruyorum?

Eğer öyleyse şayet, Fıkıh kitaplarımızdaki “Kitabu’s-Siyer” neyi anlatmaktadır. Şartları, zamanı ve zemini henüz tekevvün etmemiş en ufak bir hareketin bize ne denli büyük faturalara patladığı ortada değil midir bu gün?

Mazideki İstical hastalarından olan ve günümüzde de zındık fikirleriyle tanınan birisi Efendi Hazretlerimize gelir ve “Hocam, müritlerinize söyleyin bizimle fiilen savaşsınlar” deyince Sultan “Acele etmeyelim. Daha o saftan bu safa ve bu saftan da o safa geçecek olanlar var” der.

Aynı Efendi Hazretlerinin çeçen mücadelesine madden ve manen her yönüyle ne denli bir destek sağladığını bilenler bilir. “Beni kesseniz Çeçenya akar” sözü de o sıralar sıklıkla tekrarladığı bir sözdür.

O zamanlarda İsmailağa’ ya ziyarete gelen Selimhan Yandarbiyev gibi birçok çeçen komutanlar aradaki irtibatın ne denli sağlam olduğunun en bariz göstergeleridir. Efendi Hazretlerinin kendisine hediye olarak gönderdiği tespihi şehadetine dek boynunda asılı bulunduran Şamil Basayevler’ de öyle.

Yine ziyaret maksadıyla gelen bir komutanın Mahmud Efendi için “Biz bu zatı devamlı cephede görüyoruz” sözünü de unutmayalım.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Şaban Ayının 27. Gecesi Namazı
Şaban Ayının 27. Gecesi Namazı
Ramazan-ı Şerif Ayı Hayırlı Ameller
Ramazan-ı Şerif Ayı Hayırlı Ameller