Az yeme ve içmenin Fazileti Bereketi nedir?

Nefsini bilmek, Allah'ı bilmektir..Nefsini bilmenin ilk yolu az yemekten geçer...

Az yeme ve içmenin Fazileti Bereketi nedir?
Az yeme ve içmenin Fazileti Bereketi nedir? Barış Karaca
Bu içerik 281 kez okundu.
Lütfen REKLAM 'lara tıklayarak bize DESTEK Olunuz

 

Selamun Aleykum..

Son zamanlarda en çok üstünde durmaya çalıştığım, araştırdığım, denediğim ve daha çok yenildiğim az yemek üzerine büyüklerin alıntılarını aktarmaya çalışacağım.. Burdan nasiplenirsen eğer bu gaflet yumağı fakire miğdenin afetlerinden beri olması için dua edersen Allah seni nefsin ondokuz afetinden muvaffak kılsın.

Amin..

 

‘’Yiyip içme ilmini öğrenmek, ibadet ilminden önce gelir. Beden sağlam olursa, dünyada rahata kavuştuğumuz gibi, sağlam vücutla daha çok hizmet etme imkanı olacağı için, ahireti kazanmaya da sebep olur. İki cihan saadeti için midemizi düşünmek gerekir. Acıkmadan yememeli, doymadan kalkmalıdır! İlim ve amel, az yemekte, kalb temizliği az uyumakta, hikmet az konuşmaktadır.’’

 

Az yemek konusunda ilgili bazı Hadis-i şerifler;

 “Midesini yemekle dolduranın gök melekûtuna (sırlar âlemine) yükselmesine izin verilmez.”

 ‘’İnsanın doldurduğu en kötü kap; karnıdır.”

Şeytan, damardaki kan gibi, vücutta dolaşır, açlık ile yolunu daraltın

Aç duranın idraki artar, zekası açılır

Tefekkür, ibadetin yarısı, az yemek ise tamamıdır

Allahü teâlâ doyduktan sonra yiyip, midesini bozana buğzeder

“Karnınızı tam doldurmayasınız ki ibadet ve zikre gücünüz olsun.”

“Çok yemek ve içmekle kalbinizi öldürmeyiniz. Kalp ekin gibidir, fazla sulanan ekin çürür.”

Bir hâdis-i kûdside Peygamber Efendimiz Cenâb-ı Hakk’ın dilinden şöyle buyurmuştur:  “Ey ademoğlu! Ben şeref ve yüksekliği itâat etmeye verdim.

İnsanlar ise onu sultanların kapısında arıyorlar, nasıl bulacaklar?

İlmi açlık içinde takdir ettim, halbuki insanlar onu çok yemekte arıyorlar ilmi nasıl bulacaklar?

Gönül parlaklığını gece uykusuzluğuna verdim. İnsanlar onu derin uykularda arıyorlar. Gaflet ile uyurken gönül parlaklığını nasıl bulacaklar?

Ey âdemoğlu! İlim ve âmeli tok karınla, gönül parlaklığını derin uykuyla, hikmet ve inceliği çok konuşmayla, ülfet ve dostluğu insanlarla iç içe bulunmakla, nihayet benim sevgimi dünya sevgisiyle dolmuş olarak nasıl isteyebilirisin? Bütün bu güzel hasletleri nasıl bulabilirsin.

Öyle ise:  ilim ve âmeli açlıkta, gönül parlaklığını gece uykusuzluğunda, hikmet ve inceliği sükûtta, dostluğu, bana kavuşmayı ise uzlette bulabilirsin.”

 

 

Hz. Ömer (ra),

"Çok yeme içmeden sakının! Zira o, bünyenizi hastalandırır, korkaklığı artırır ve ibadetlerinizde tembelleştirir." (Aclunî, Keşfü'l-Hafa, 1/279)

Hz. Ali (r.a) da,

"Eğer karnın doymuyor ve obur isen, kendini müzmin hastalardan say." (Mâverdî, Edebü'd-dünya ve'd-din, s. 533) demiştir.

 

Hz. Davud; o güzel sesini açlıkta bulduğunu söylemiştir. Çünkü içi boşalmayan bir kişiden hoş sesler çıkmaz.

Hz. Musâ; Kelimullah olmayı açlıkta bulmuştur. Çünkü karnı toprakla dolu olanın Hakk ile yakınlığı olamaz.

 

Mânevi büyüklerimiz şöyle der: ‘Kalbi üç şey karartarak hikmet yolunu kapatır. Oda çok yeme, çok uyuma, çok konuşmadır. Üç gün aç kaldı diye dertlenen kişiden ârif bir insan  olmaz. O cahil ve haddini bilmez adamın tekidir. Cenâb-ı Allah bir kuluna yardım ve ikramda bulunursa ona az yemeyi, az konuşmayı, az uyumayı nasip eder.’

 

Hz. Mevlânâ mesnevi şerifte “Sen bedenini yağlı ballı yemeklerle besledikçe, asıl varlığın olan, seni diri tutan rûhunu asla güçlü bulamazsın” derken başka bir Mesnevi beytinde ise:  “Sen; Cenâb-ı Hakk’tan  ilâhi  aşk iste, rûhunu besleyecek gıda iste. Ekmek isteme. Ekmek bu bedenimizin gıdasıdır. Hayvani rûhumuzu, nefsimizi besler. İlahi aşk ise CAN rızkıdır RÛHUMUZU besler. Allah’tan ten rızkı istemektense Rûhumuzu besleyecek Can rızkı istemek elbette çok daha hayırlıdır” buyurmuştur.

Yine Mesnevi şerifte; ‘’Bayezid-i Bestami hz. Namaz kılmak hususunda kendisinde bir isteksizlik hissedince boğaz derdinden, fazla yemek içmekten  kaçındı.

O çok akıllı, çok ârif veli, namaza karşı duyduğu isteksizliğin sebebini düşündü tefekkür etti bunun sebebini çok su içmekte buldu.

Madem ki çok su içmek beni namazdan alıkoyuyor, bende namaz karşı bir isteksizlik yaratıyor o halde ben de bir sene su içmeyeyim diye ahdetti ve öyle de yaptı. Onun bu iyi niyetine karşılık Allah da ona sabır ve tahammül ihsan etti.

Onun bu önemsiz olan gayreti çabası sadece Allah için, maneviyatı içindi. O yüzden de mânevi sultan oldu, ariflere kutup kesildi.’’

“Gözüne perde çekilen lokmadan çok yeme, yoksa gidecek yere gidemezsin, evini kaybedersin.

Sen yaşamayı yediğin lokmalara bağlı sanırsın. Fakat çok yediğin lokma, can gözüne kıl, baş gözüne perde kesilir.”

“Az yersen akıllı uyanık bir kişi  olursun. Çok yersen aptallaşır hantallaşır işten güçten olursun. Senin midene düşkün oluşun oburluğundandır. Az yersen midene düşkünlüğün azalır.”

 

‘’ Açlık ki, insan vücûdunun safâsıdır

Hem evliyanın ve ruhu hem de temizlerin şiarıdır

Yemek düşkünlüğü Allah Dostunda bulunmaz Zira ki,

onun azığı hep Mevlâ’yı anmaktır

Açlık üstün ahlâkın, tokluk da çirkin vasıfların kaynağıdır. Karın do¬yunca diğer uzuvlar aç kalır. Karın aç kalıncaysa diğer âzâ doyar. Açlık ruha gülistan ve nefse zindandır. Toklukta meydana gelen vesveseler ka¬lıcı ve üreyicidirler. Açlıktakilerse, geçici ve etkisiz olur.

Kimin karnı aç olursa, onun gönlü iki cihanı aşıp Mevlâ’ya ulaşır. Aç¬lık kalbi hikmetle doldururken, tokluk gönlü sağır ve dilsiz yapar. Açlık be¬denin rahatlığı ve temizliğidir; gözde ibret ve gönülde hikmettir.

Gönül parlaklığının yerleştiği iki huy: Açlık ve gece uyumamaktır. Ek¬mek bedenin gıdâsıysa, açlık da can ve gönülün gıdasıdır.’’ Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.

 

Müzekkin-i Nüfus’ta Eşrefoğlu Rumi hazretleri şöyle buyurmuştur;

‘’ Açlık nefse, emmareliği terk ettirir ir. Mevla’sını bildirir.Çok yemek, gönlü karartır ve basiret gözünü kör eder.

Cenabı Hakkın nefse bu muameleyi tatbik etmesinin sebebi, nefsi açlıktan başka bir şey hatta binlerce yıl ateşte yanmak dahi yola getiremeyeceği ancak açlığın nefsi istenilen menzile ve mertebeye yükseltebileceğini göstermek içindir.

Yemeği az yemek gönlü nurlandırır. Nefsin zulumatını giderir.

Az yiyen kimselerin ibadet ve taatlarının lezzeti ve ruhaniyeti olur.

Nefisleri ibadette kendilerine yardımcı olur. Kendileri nefislerine uymazlar.

Açlık, insandan gafleti, kin, cimrilik, hased ve nifakı giderir.

Az yiyen kimseler kendi aczini bilir. Rabbinin büyüklüğünü anlar.

Çok açlık çeken kimseler Allah’ı bilen arif olurlar. Marifet kapıları açılır. İnsan nefsani gıdalardan kesilir, ona ruhani gıdalar yetişir. Gönlünde hakkın muhabbeti dolar.

Az yemekle gönle hakkın muhabbeti dolar. Bedendeki tasarruf aklın eline geçer. Nefsin bedendeki tasarrufu ve hükümranlığı yok edilir.

Açlık ve susuzluk nefisle mücahadedir. Açlıktan ilim ve hikmet hasıl olur. Allah’a vuslat yolu açılır.

Allah’ım! Lokma-perest olmaktan sen bizleri koru peygamberimize yakışır sofra adabı şuurunu bizlere nasip eyle. Aczi yetimizi sen bizlere fark ettir.’’

 

 

 

Allah hepimizi açlığın kıymetini bilen kullardan eylesin..Şehvet köpeğine açlık ile kırbaç vurmayı nasip etsin..Allahu azimuşan önce açlığın sonra az uyumanın sonra az konuşmanın ameli ile hepimizi şereflendirsin..

Amin..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Şaban Ayının 27. Gecesi Namazı
Şaban Ayının 27. Gecesi Namazı
Ramazan-ı Şerif Ayı Hayırlı Ameller
Ramazan-ı Şerif Ayı Hayırlı Ameller