Hıfz-ı İman Namazı (Cübbeli Ahmet Hoca Mektubu)

Cübbeli ahmet hocadan hapishane mektuplarında yamışolduğu Hıfz-ı İman Namazı sizlerle paylaşıyoruz.

Hıfz-ı İman Namazı (Cübbeli Ahmet Hoca Mektubu)
Hıfz-ı İman Namazı (Cübbeli Ahmet Hoca Mektubu) Yönetici
Bu içerik 793 kez okundu.
Lütfen REKLAM 'lara tıklayarak bize DESTEK Olunuz

Muhterem cemaatimiz! Rabbim eksikliğinizi vermesin, siz olmasanız bunca ilim ve irfan ortaya çıkmaz, onun için siz büyük hayırlara sebebiyet vermeniz hasebiyle hocalar kadar sevap almaktasınız. Rabbim sa‛yinizi meşkûr eylesin. Âmîn!

Sizinle hasbihal etmek istediğim konulara gelince:

1) Şu âleme gelenler için en mühim mesele imanla yaşayıp, imanla ölmektir. En çok korkmamız gereken husus imansız ölme tehlikesidir. Üstadımızın Üstadı Hacı Ali Haydar Efendi (Kuddise Sirruhû)yüz yaşını mütecâviz ömrüne rağmen ziyaretçilerine “Bu dedenin hüsn-ü hâtimesi için dua edin” diye tembihte bulunurdu.

Düşünün son nefeste imanını kaybeden insanın evvelce yaptığı bütün iyilikler haptolacak (mahvolacak) ve o kişi cehennemde ebedî kalacaktır. Onun için bu meseleyi ciddiye alalım ki Rabbimiz de bizim, imanımıza çok değer verdiğimizi ve elden çıkmasından çok korktuğumuzu bilerek bize acısın da iman selâmeti ile çene kapamamızı nasîb-ü müyesser eylesin. Âmîn!

İman ile ölebilmek için yapılacak bazı amelleri ve duaları “Dualarım” kitabında yazmıştım, alfabetik fihristten bulun da amel edin. Ben size akşam namazının sünnetinin ardından “Hıfz-ı iman” namazı kılmanızı tembihliyordum, bazıları bana bunun kaynağını ve tarifini soruyordu, şimdi size bu namaz hakkındaki bir hadîs-i şerîfi rivayet edeyim:

“Bustânü’l-ârifîn” sahibinin, senedi (isnadı) ile Abdullâh ibni Ömer (Radıyallâhu Anhümâ)ya dayandırdığı bir rivayete göre; bir defasında İbni Ömer (Radıyallâhu Anhümâ) Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e “Yâ Rasûlellâh! Bana bir şey öğret de o sâyede Rabbim Azze ve Celle’ye kavuşuncaya kadar Allâh-u Te‛âlâo vesileyle imanımı muhafaza etsin” dediğinde Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)ona:

«صَلِّ كُلَّ لَيْلَةٍ بَعْدَ سُنَّةِ الْمَغْرِبِ رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ أَنْ تَتَكَلَّمَ؛ تَقْرَأُ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ فَاتِحَةَ الْكِتَابِ مَرَّةً، سُورَةَ الْقَدْرِ مَرَّةً، سُورَةَ الْإِخْلَاصِ سِتَّ مَرَّاتٍ، وَقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مَرَّةً، وَقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَرَّةً، وَتُسَلِّمُ مِنْهُمَا فَإِنَّ اللّٰهَ تَعَالٰى يَحْفَظُ عَلَيْكَ الْإِيمَانَ حَتّٰى تُوَافِيَ الْقِيَامَةَ.»

 

“Her gece akşamın sünnetinden sonra konuşmadan iki rekat kıl, her rekatta bir Fâtihâ, bir İnnâenzelnâ, altı kere İhlâs Sûresi, birer kere de Felak, Nas sûreleri oku ve selam ver. Şüphesiz Allâh-u Te‛âlâ kıyamete varıncaya kadar senin imanını muhafaza edecektir” buyurdu. (Şeyh Ahmed ed-Dîrebî, el-Mücerrebât, sh:72)

İşte bu namazı kılanlar bu tarif üzere kılsınlar ki sünnet yerini bulsun ve imanlarımız mahfuz kalsın. Âmîn!

2) Şeyhimiz, Müceddidimiz ve Ğavsımız Mahmud Efendi Hazretleri yine Muhammed Keskin Hoca Efendi ile selam gönderip “Haberler iyi” buyurmuş. Mühim olan Efendi Hazretlerimiz’in nezdindeki haberlerin iyi olmasıdır. Zaten manevi haberler iyi olunca zahiri haberler çok önemli değil, düny anasıl olsa geçer. Rabbim cümlemizin âhir-u âkıbetlerimizi hayreylesin, mürşidimizin himmetlerinden mahrum eylemesin. Âmîn!

3) Mektup gönderen kadın-erkek bütün sevenlerimin mektuplarını okuyorum, fakat beni mâzur görsünler, “Delâilü’l-hayrât” kitabının nüshalarını tekâbül ve tercemesi ile uğraştığım için ayrıca diğer vird ve vazifelerimin çokluğundan, gündüz gelen ziyaretçilerle iştiğâlimden ve yanımda kalanlarla ilgilendiğimden yüzlerce mektuba cevap verme imkanı bulamıyorum. Bir de dergi yazılarının hazırlanması, tashihi ve her hafta size yazılan mektuplar uyumaya bile çok vakit bırakmıyor.

Ben, benden mektupla yâhut diğer vesilelerle dua isteyen herkese özel dualar ediyorum. Yine dua saatimiz saat 5 olsun, haftaya biraz geri çekeriz inşâallâh. Saat tam 5 olunca secdede 41 kere bu fakirin halâsı niyetiyle:

«لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ.»

 

diye zikrederek buluşalım. Suriye’deki ve Doğu Türkistan’daki Ehl-i Sünnet için duayı da ihmal etmeyelim. Unutmayalım ki:

«مَنْ لَا يَرْحَمْ لَا يُرْحَمْ.»

 

“Acınmayana acınmaz.”

4) Dün Mehmet Talu Hoca Efendi ziyaretime geldi, birçok selamlar getirdi, geçen sayıda Ahmet Sarıhan’ın, Talu Hoca hakkındaki ifadeleriyle ilgili kendisinden açıklama beklemiştim. Kendisi yanıma gelerek Ahmet Sarıhan benim hakkımda gerçek dışı bir beyanda bulunmuş, siz ayrıldıktan sonra ben de Beyan dergisini bıraktım, fakat o, eski yazılarımı yayınlamaya devam etti. Ben onu îkaz ettiysem de bana ‘Bunlar eski yazı zaten yayınlanmış, bu bizim hakkımız’ dedi ve beni dinlemedi” diye izah etti.

Ben bu beyanı esas alarak kendisine teşekkür ettim. Aramızda bir sıkıntı zaten yoktu ama fitne kapısını tamamen kapatmak için size bunu bildiriyorum. Ben kendisinden Lalegül’de konuşması ve dergide yazı yazmasını talep ettim, kabul etti. Böylece mesele vuzuha kavuşmuş oldu. Rabbim! Bütün hocalarımızdan razı olsun, cümlemizi dinine hâdim eylesin. Âmîn!

duasını okuyalım. Sonra secdeden kalkınca Suriye’deki Ehl-i Sünnet’in halâsı için bir Fâtiha ve Âyete’l-Kürsî okuyalım. Haftaya size yine dua saati açıklarım. Rabbim kabul eylesin. Âmîn!

 


 

İman ile ölebilmek için yapılacak bazı amelleri ve duaları “Dualarım” kitabında yazmıştım, alfabetik fihristten bulun da amel edin. Ben size akşam namazının sünnetinin ardından “Hıfz-ı iman” namazı kılmanızı tembihliyordum, bazıları bana bunun kaynağını ve tarifini soruyordu, şimdi size bu namaz hakkındaki bir hadîs-i şerîfi rivayet edeyim:

“Bustânü’l-ârifîn” sahibinin, senedi (isnadı) ile Abdullâh ibni Ömer (Radıyallâhu Anhümâ)ya dayandırdığı bir rivayete göre; bir defasında İbni Ömer (Radıyallâhu Anhümâ) Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e “Yâ Rasûlellâh! Bana bir şey öğret de o sâyede Rabbim Azze ve Celle’ye kavuşuncaya kadar Allâh-u Te‛âlâo vesileyle imanımı muhafaza etsin” dediğinde Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)ona:

«صَلِّ كُلَّ لَيْلَةٍ بَعْدَ سُنَّةِ الْمَغْرِبِ رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ أَنْ تَتَكَلَّمَ؛ تَقْرَأُ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ فَاتِحَةَ الْكِتَابِ مَرَّةً، سُورَةَ الْقَدْرِ مَرَّةً، سُورَةَ الْإِخْلَاصِ سِتَّ مَرَّاتٍ، وَقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مَرَّةً، وَقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَرَّةً، وَتُسَلِّمُ مِنْهُمَا فَإِنَّ اللّٰهَ تَعَالٰى يَحْفَظُ عَلَيْكَ الْإِيمَانَ حَتّٰى تُوَافِيَ الْقِيَامَةَ.»

 

“Her gece akşamın sünnetinden sonra konuşmadan iki rekat kıl, her rekatta bir Fâtihâ, bir İnnâenzelnâ, altı kere İhlâs Sûresi, birer kere de Felak, Nas sûreleri oku ve selam ver. Şüphesiz Allâh-u Te‛âlâ kıyamete varıncaya kadar senin imanını muhafaza edecektir” buyurdu. (Şeyh Ahmed ed-Dîrebî, el-Mücerrebât, sh:72)

İşte bu namazı kılanlar bu tarif üzere kılsınlar ki sünnet yerini bulsun ve imanlarımız mahfuz kalsın. Âmîn!

 


 

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ مُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ

Sohbet meclislerini terk etmeyen değerli cemaat-i Müslimîn, ihvân-ı dîn! Hayat acı-tatlı geçen anlarıyla bizi her gün ecelimize biraz daha yaklaştırıyor. Rabbimiz bize “Ölmeyin” buyurmuyor.

﴿وَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ﴾

“İslam’dan başka bir din üzere ölmeyin” (Âli ‛Imrân Sûresi:102’den)buyuruyor. Müslüman olarak ölmek için İslam üzere yaşamak lazım. İşte siz bu cemaatlere devam ederek İslam üzere ve imanlı bir halde ölmeyi hedefliyorsunuz. Rabbim sizi ve bizi bu muradımıza nâil eylesin. Âmîn!

Geçen mektuplarımda size iman selameti için akşam namazından yani sünnetten sonra kılacağınız bir namaz yazmıştım. “Hayâtü’l-hayevân” isimli Ali Haydar Efendi (Kuddise Sirruhû)Hazretleri’nin de çok itibar ettiği ve kaynak gösterdiği eserde bu namaz hakkında başka bir rivayet daha zikredilmiştir ki buna göre:

وَرَدَ فِي الْأَثَرِ: «مَنْ صَلّٰى بَعْدَ سُنَّةِ الْمَغْرِبِ رَكْعَتَيْنِ كُلَّ لَيْلَةٍ يَقْرَأُ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ فَاتِحَةَ الْكِتَابِ وَأٰيَةَ الْكُرْسِيِّ وَقُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ وَالْمُعَوِّذَتَيْنِ، فَإِذَا سَلَّمَ مِنْهُمَا صَلّٰى عَلَّى النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَشَرَ مَرَّاتٍ وَقَالَ ثَلَاثًا:

“Her kim, her gece akşamın sünnetinden sonra iki rekat kılar, her rekatta (birer kere) Fâtiha, Âyete’l-Kürsî, İhlas ve Felak-Nas sûrelerini okur, selam verince Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e on kere salevât okur, sonra da üç kere:

«اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْتَوْدِعُكَ دِينِي وَإِيمَانِي فَاحْفَظْهُ عَلَيِّ فِي حَيَاتِي وَعِنْدَ مَمَاتِي وَبَعْدَ وَفَاتِي حَتّٰى أَلْقَاكَ مُؤْمِنًا يَا رَبَّ الْعَالَمِينَ.»

‘Ey Allâh! Ben dinimi ve imanımı Sana emanet ediyorum. Hayatımda da, vefatım ânında da, ölümümden sonra da onu muhafaza et ki Sana imanlı biri olarak kavuşabileyim. Ey âlemlerin Rabbi (kabul eyle)!’ diye dua ederse;

«أَمِنَ مِنْ سُوءِ الْخَاتِمَةِ.»

Kötü sondan yani imansız ölmekten emin olur.” (İmâm-ı Demîrî, Hayâtü’l-hayevân, Ahmed ed-Deyrebî, el-Mücerrabât, sh:72-73)

İnşâallâh “İmanı muhafaza” namazından sonra okunacak bu duanın metni, dergimizin nisan sayısında elinize ulaşır. Ama Arapça bilmeyen de Türkçe olarak bu duayı okusun, ihmal etmeyin, bu namazı ve duayı terk etmeyin, ölüm her an her birimizin başına gelir, o tehlikeli anda imandan mahrum olmamak için çokça yalvaralım ve sürekli:

«اَلْأَمَانَ اَلْأَمَانَ مِنْ زَوَالِ الْإِيمَانِ.»

“İmanın zevalinden Sana sığındık” diyerek el-Emân çekelim.

Revir koğuşunda bulunmam hasebiyle çok ağır hastalarla karşılaşıyorum. Bir Mahmut Sabri amcamız vardı, yirmi gün kadar yanımda kaldı, fakat kanser hem ciğerlerini hem beynini sarmıştı, bir yandan böbrekleri bitmiş, sabahlara kadar inliyordu, yine de o haliyle bana “Hocam sana bir tomurcuk çayı yapayım” diye ayağa kalkmaya çalışıyordu, bazen de salata yapmak istiyordu. İki günde bir diyalize götürüp getiriyorlardı, hâlâ tahliye etmiyorlardı.

Ben namaz kılarken ve zikrederken sürekli suratıma bakıyor ve “Senin yüzüne bakınca rahatlıyorum, ne nurlu adamsın” diyordu. Ben de ona yemek veriyor, sofrasını hazırlıyor, kendisine çay veriyordum. Bazen diyalizden getirildiğinde gözleri göremeyecek kadar yorgun oluyordu. Odaya girer girmez “Hoca nerede?” diye soruyordu. Geçtiğimiz cumartesi sabahı işrak beklerken hastaneden vefat haberi geldi. Halbuki 27 ay daha yatarı kalmıştı. Hele müebbed ceza alanlara o kadar şaşıyorum ki sanki dünya ebediymiş gibi adama kaç kere katlanmış müebbed veriyorlar, şaşılacak şey!

Bu amcanın yaşı 70 idi, suçu neydi? Size ne, bana ne! Hesabını Allâh’a verecek, argo dili kullanırdı, eski kulağı kesiklerdendi, daha önce toplam 15 sene ceza yatmış. Arada yanımıza gelen diğer mahkumlarla eski mafyalardan bahsederlerdi, şimdi hapiste olan bazıları hakkında “Felanı da kopardılar” derdi, gülerdi. Kendisi Çeçen asıllı çok ciddi biriydi ve hiç gülmezdi. Şimdi onu da kopardılar. Rûhuna bir kelime-i şehâdet…

 

 

Kitabın Orjinali:

Hıfz-ı İman Namazı Cübbeli ahmet hoca mektubatı

Hıfz-ı İman Namazı Cübbeli ahmet hoca

Hıfz-ı İman Namazı Cübbeli ahmet hoca mektup

Hıfz-ı İman Namazı Namaz
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
eş-Şâfî İsmi Şerifi İle Şifa Bulmak İçin Yapılacak Bir Terkip
eş-Şâfî İsmi Şerifi İle Şifa Bulmak İçin Yapılacak Bir Terkip
Şaban Ayının 27. Gecesi Namazı
Şaban Ayının 27. Gecesi Namazı