DİZLERİN ŞİFASI
Bu konuda iki tertip vardır:
Birinci tertip: Enâm Sûresi’nin 73. âyet-i kerîmesinin bir kısmı, Fâtır Sûresi’nin 29. ve 30. âyet-i kerîmeleri birlikte okunur.
Sonra havkale (Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh), реşine de Saff Sûresi’nin 13. âyet-i kerîmesinin bir kısmı şu tertip üzere okunur:
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ، بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ، قَوْلُهُ الْحَقُّ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ، إِنَّ الَّذِينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللَّهِ وَأَقَامُوا الصَّلُوةَ وَأَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةٌ لَنْ تَبُورَ
لِيُوَفِّيَهُمْ أُجُورَهُمْ وَيَزِيدَهُمْ مِنْ فَضْلِهِ إِنَّهُ غَفُورٌ شَكُورٌ، «لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ»، نَصْرُ مِنَ اللَّهِ وَفَتْحٌ قَرِيبٌ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ
Bu ayırdığımız yerdeki ayetleri, Kur’an-ı Kerim’den farklı ayetlerin birleşimidir. Tek tek ele alırsak:
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ:
- Bu söz Kur’an-ı Kerim okumaya başlamadan önce şeytanın vesveselerinden Allah’a sığınmayı ifade eden bir dua cümlesidir.
- Anlamı: “Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.”
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ:
- Bu ayet, Kur’an-ı Kerim’deki surelerin başında yer alır ve Allah’ın adıyla başlama anlamına gelir.
- Anlamı: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.”
قَوْلُهُ الْحَقُّ وَلَهُ الْمُلْكُ يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ وَهُوَ الْحَكِيمُ الْخَبِيرُ:
- Bu ayet, Kur’an-ı Kerim’in En’âm Suresi 73. ayetinin bir kısmıdır.
- Meali: “O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üfürüleceği gün de yalnız O’nundur. Gaybı da, görünen âlemi de bilen O’dur. O, hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır.”
إِنَّ الَّذِينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللَّهِ وَأَقَامُوا الصَّلُوةَ وَأَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةٌ لَنْ تَبُورَ:
- Meali: “Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak hayra sarf edenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler.”
- Bu ayet, Kur’an-ı Kerim’in Fâtır Suresi 29. ayetidir.
لِيُوَفِّيَهُمْ أُجُورَهُمْ وَيَزِيدَهُمْ مِنْ فَضْلِهِ إِنَّهُ غَفُورٌ شَكُورٌ:
- Bu ayet, Kur’an-ı Kerim’in Fatır Suresi 30. ayetinden alınmıştır.
- Meali: “Böylece Allah onlara mükâfatlarını tam olarak verecek ve lütfundan onlara daha fazlasını verecektir. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükre layık olandır.”
لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ:
- Bu Kur’an’da direkt olarak geçmemekle birlikte İslam’da sıkça kullanılan bir zikirdir ve “Güç ve kuvvet yalnızca Allah’tandır” anlamına gelir.
نَصْرُ مِنَ اللَّهِ وَفَتْحٌ قَرِيبٌ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ:
- Bu ifade, Kur’an-ı Kerim’in Saff Suresi 13. ayetinde geçmektedir.
- Meali: “Allah’tan bir yardım ve yakın bir fetih vardır. Müminlere müjdele.”
İkinci tertip:
Kıyâme Sûresi’nin 29. âyet-i kerîmesinden 32. âyet-i kerîmesine kadar olan kısım okunur. Sonra İbrâhîm Sûresi’nin 26. âyet-i kerîmesi okunur ki, tertip şöyledir:
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ، بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ، وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِ إِلَى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ الْمَسَاقُ فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّى وَلَكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلَّى ، وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَبِينَةٍ كَشَجَرَةٍ خَبِينَةٍ اجْتَقَتْ مِنْ فَوْقِ الْأَرْضِ مَا لَهَا مِنْ قَرَارٍ
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ:
- Bu ifade, Kur’an-ı Kerim okumaya başlamadan önce şeytanın vesveselerinden Allah’a sığınmayı ifade eden bir dua cümlesidir.
- Anlamı: “Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.”
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ:
- Bu ifade, Kur’an-ı Kerim’deki surelerin başında yer alır ve Allah’ın adıyla başlama anlamına gelir.
- Anlamı: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.”
وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِ إِلَى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ الْمَسَاقُ فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّى وَلَكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلَّى:
- Bu ayetler, Kur’an-ı Kerim’in Kıyame Suresi 29-32. ayetleridir.
- Meali:
- “Bacak bacağa dolaştığında,”
- “O gün sevk Rabbinedir.”
- “Artık ne iman etti ne de namaz kıldı.”
- “Fakat yalanladı ve yüz çevirdi.”
وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَبِيثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَبِيثَةٍ اجْتُثَّتْ مِنْ فَوْقِ الْأَرْضِ مَا لَهَا مِنْ قَرَارٍ:
- Bu ayet, Kur’an-ı Kerim’in İbrahim Suresi 26. ayetidir.
- Meali: “Kötü bir sözün durumu da, kötü bir ağaca benzer ki, o ağaç yerin üstünden koparılmıştır, ona bir karar yoktur.”

Bu ayetler ve ifadeler, Kur’an-ı Kerim’in çeşitli bölümlerinden alınarak bir araya getirilmiştir dizlerin şifası için okunacak ayet ve dualardır.
DİĞER KONULAR:



