Ebû Mûsa (Radıyallahu anh)dan rivâyet edildiğine göre, Rasülüllah (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Her kim bir sabah veya akşam İsra Sûre(si)nin sonuna kadar okursa, o gün ve gece kalbi ölmez (gaflete düşmez).”
(Deylemi, el-Müttaki, Kenzül-`ummâl, no: 2594, 1/574)

Üstadımızın Üstadı Ali Haydar Efendi (Kuddise Sirruhu) Hazretleri kendi Mushaf-ı Serif inde, İsrâ Süresi‘nin sonuna düştüğü bir kayıtla sürenin sonundaki tekbir getirme emrine münasip olarak şu duayı okumanın müstehâb olduğuna işaret etmiştir:

“Allâh-u Te`ala’yı son derece teklik ederiz. Allâh-u Te`ala’ya çokça hamdederiz. Sabah-akşam Allah-u Teeala’yı tesbiti) ederiz, Allah’tan başka hiç bir ilah yoktur. Kafirler istemese de, ibadeti sırf O’na tahsis ederek, ancak O’na kulluk ederiz.”
Bu duânın fazileti hakkında İbni Ömer (Radıyallâhu Anhuma)nın şöyle anlattığı rivâyet edilmiştir:

Bir kere biz, Rasülüllah (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) ile beraber namaz kılarken, o anda topluluktan biri: 
“Allah’ı son derece tekbir ederim, Allah’a çokça hamdederim ve sabah-akşam Allâh-u Te’âlâ’yı tesbiti ederim (bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim).” dedi. Bunu duyan Rasülüllüh (Sallallahu aleyhi ve sellem): “O sözleri söyleyen kimdi?” diye sordu. O kişi “Bendim Yâ Resulallah!” diye cevap verdi. O zaman Rasülüllüh (SallâIlâhu Aleyhi ve Sellem): “Bu kelimelere şaşırdım. Çünkü gök kapıları bu kelimeler(i kabul etmek) için açıldı.” buyurdu. İbni Ömer (Radıyallâhu Anhuma) şöyle demiştir: Rasülüllüh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)den bunu duyduğumdan beri, bu kelimeleri hiç terketmedim. De’avât: 127, no: 3592, 5/575)
SESLİ OKUNUŞU:

Cübbeli Ahmet Hoca İsra Suresinin Son 2 Ayeti:




